Çarpık Kentleşme Nedir?

Çarpık kentleşme nedir, sorusundan önce kentleşmeni ne olduğunu incelemenin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Kentleşme, nüfusun kırsal alanlardan kentlere doğru kaydığı, şehirlerin ve kasabaların büyümesini sağlayan bir süreçtir. Ayrıca kasaba ve şehirlerde yaşayan insan sayısındaki artış olarak da adlandırılabilir. Buna göre, kentleşme, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde çok yaygındır; çünkü giderek daha fazla insan, “ayrıcalıklı” sosyal ve ekonomik hizmetlerin yanı sıra farklı avantajlar elde etmek için kasabalara ve şehirlere yerleşme eğilimindedir. Bunlar arasında, daha iyi eğitim, sağlık bakımı, sıhhi tesisat, barınma, iş olanakları ve ulaşım gibi sosyal ve ekonomik avantajlar bulunmaktadır.

Kentleşmenin Nedenleri ve Çarpık Kentleşme

Öncelikle birkaç başlık ile kentleşmenin nedenlerine göz atalım;

  • Sanayileşme
  • Ticarileştirme
  • Sosyal yardımlar ve hizmetleri
  • İstihdam olanakları
  • Modernleşme ve yaşam tarzındaki değişimler
  • Kırsal kentsel dönüşüm

Sanayileşme, eski tarım ekonomisinden modern tarım toplumu yaratan yeni tarım dışı ekonomiye geçişi temsil eden bir eğilimdir. Sanayi devrimi sayesinde, gelişmiş istihdam olanakları nedeniyle kırsal kesimden kentsel alanlara geçmeye daha fazla insan çekilmiştir. Ancak doğru noktalara konumlandırılmayan sanayi bölgeleri çarpık kentleşme konusunda en tehlikeli durumlardan biridir.  Kentlerdeki sanayileşme maalesef herhangi bir deprem durumunda yangın, patlama vb. sıkıntılarda beraberinde getirmektedir.

Şehirlerde ve kasabalarda, insanları kırsal alanlardan sürekli olarak daha iyi geçim elde etmek için çeken geniş iş fırsatları vardır. Hizmetler ve endüstriler katma değeri yüksek işler yaratır ve arttırır ve bu da daha fazla istihdam fırsatı yaratır.

Modernleşme, kentleşme sürecinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Kentsel alanlar, son derece yanıltıcı iletişim, altyapı, tıbbi tesisler, kıyafet yönetmeliği, aydınlanma, serbestleşme ve diğer sosyal olanakların mevcudiyeti ile birlikte teknoloji meraklısı hale geldikçe, insanlar şehirlerde mutlu bir yaşam sürebileceklerine inanmaktadır. Kentsel alanlarda, insanlar aynı zamanda konut, alışkanlık, tutum, giyinme, yemek ve inanç gibi yaşam biçimindeki değişiklikleri de kapsar. Sonuç olarak, insanlar günden güne göç ediyor ve şehirler büyüyor.

Minerallerin keşfedilmesi, kaynakların sömürülmesi veya tarımsal faaliyetler nedeniyle şehirler daha verimli ve müreffeh hale geldikçe, kırsal alanlar şehirciliğe dönüşürken kentler ortaya çıkmaya başlar. Verimlilikteki artış, ekonomik büyümeye ve katma değeri yüksek istihdam fırsatlarına yol açmaktadır.

Bu, daha iyi altyapı, daha iyi eğitim kurumları, daha iyi sağlık tesisleri, daha iyi ulaşım ağları, bankacılık kurumlarının kurulması, daha iyi yönetişim ve daha iyi konut geliştirme ihtiyacını beraberinde getirmektedir. Bu gerçekleştiği zaman, kırsal topluluklar kentsel kültürü benimsemeye başlar ve sonuçta daha fazla insan daha iyi bir yaşam arayışı içinde bu tür yerlere taşınırken büyümeye devam eden kent merkezleri haline gelir.

Kentleşmenin Etkileri Ve Çarpık Kentleşme

Kentleşme uygun sınırlar dâhilinde olursa birkaç olumlu etki yaratır. Bu nedenle kentleşmenin olumlu etkilerinden bazıları, istihdam olanakları yaratma, teknolojik ve altyapıdaki gelişmeler, gelişmiş ulaşım ve iletişim, kaliteli eğitim ve tıbbi tesisler ve gelişmiş yaşam standartlarıdır. Bununla birlikte, kapsamlı kentleşme çoğunlukla olumsuz etkilere neden olmakta ve çarpık kentleşmeye zemin oluşturmaktadır. . Aşağıda listelenen noktalar bunlardan birkaçıdır.

Kentleşme, insanları yüksek nüfus artışına yol açan şehirlere ve kasabalara çekmektedir. Kent merkezlerinde yaşayan insan sayısındaki artış ile ev kıtlığı devam ediyor. Bu, konut ve kamu hizmetleri, yoksulluk, işsizlik ve yalnızca birkaç kişi tarafından karşılanabilecek maliyetli inşaat malzemeleri için yetersiz genişleme alanından kaynaklanmaktadır.

İşsizlik sorunu kentsel alanlarda en yüksek ve eğitimli insanlar arasında daha da yüksek. Dünyadaki işsiz gençlerin yarısından fazlasının büyükşehir şehirlerinde yaşadığı tahmin edilmektedir.

Gecekondu gelişimi; Kentsel alanlarda yaşam maliyeti çok yüksektir. Bu, rastlantısal ve beklenmedik bir büyüme ve işsizlikle birleştirildiğinde, gecekondular ve gecekondular tarafından temsil edilen yasadışı ikamet yerlerinin yayılması var.

Su ve arındırma sorunları; Çoğu şehir merkezinde aşırı nüfus ve hızlı nüfus artışı nedeniyle, yetersiz kanalizasyon tesislerinin bulunduğunun görülmesi yaygındır. Arıtma fakirleşir ve lağımlar düzensizce akarsa ve komşu derelere, nehirlere, göllere veya denizlere akar. Sonunda tifo, dizanteri, veba ve ishal gibi bulaşıcı hastalıklar çok hızlı bir şekilde yayılabilir.

Sıkışık kentsel alanlarda sosyal, ekonomik ve yaşam koşulları, halk sağlığı hizmetlerinin erişimini ve kullanımını etkilemektedir. Gecekondu bölgelerinde özellikle gecekondu nüfusu bulaşıcı hastalıklara karşı duyarlı hale gelen kötü arıtma ve yetersiz su tedariki yaşanmaktadır. Çevre sorunları gibi kentsel kirliliği de birçok sağlık yani sorunları alerji, astım, kısırlığa, gıda zehirlenmesi, kanser ve hatta prematüre ölümlere sebep olabilmektedir.

Trafik sıkışıklığı; Daha fazla insan kasabalara ve şehirlere taşındığında, ortaya çıkan en büyük zorluklardan biri ulaşım sistemindedir.

Kentsel suç; Kaynak eksikliği, aşırı kalabalıklaşma, işsizlik, yoksulluk, sosyal hizmet ve eğitim eksikliği, alışkanlıkla şiddet, uyuşturucu kullanımı ve suç gibi birçok sosyal soruna yol açmaktadır.

Çarpık kentleşme sadece doğal afetlerde bizleri çaresiz bırakmaz ayrıca yaşam kalitemizi çok fazla düşürür. Ve elbette doğal afetler olmadan büyük bir stres içinde hayatımızı sürdürmemizi sağlar.

Önceki

Bayındırlık Ne Demektir?

Sonraki

Fransız Balkonu Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?